admin Hakkında

Açıklama

https://beylikduzuescort.pro

Her Yönüyle Zevkin Doruklarına Çıkaran Bayrampaşa Escort

Her Yönüyle Zevkin Doruklarına Çıkaran Bayrampaşa Escort

Balık etli anal Bayrampaşa Escort Bayan Selda Herkese merhaba. Özellikle de İstanbul’un elit olan ve çok yakışıklı olan Bayrampaşa escort arayan beylerine çok büyük selamlarımı iletiyorum. Ben sarışın ve hafif kilolu olan ve aynı zamanda da kilolu hanım arayan erkeklere hitap ediyorum. Resimlerimde gördüğünüz üzere ben balık etli ve son derece özel bir kadınım. Yani sonradan olan bir sarışın değilim tamamen doğal olan bir sarışın olduğumdan sizler de istediğiniz zaman benimle seks yaparak zevkten zevke uçacaksınız. Ben 27 yaşında olan ve seks konusunda kendisine güvenen bir o kadar da Sevdiği kadar da seks konusunda da çok tecrübeli olan bir kadınım.

248 gösterim, 0 gün

Çıtır Liseli Beşiktaş Escort

Çıtır Liseli Beşiktaş Escort

Çıtır Liseli Beşiktaş Escort. Değerli erkeklerime çok selamlarımı iletiyorum. Benim adım Nimet esmer bir kadınım. Zaten resimlerimden de gördüğünüz üzere çok seksi bir esmer kadınım. Eğer ki esmer kadınları isteyen ve esmer kadınları arzulayan erkeklerseniz o zaman neden beni istemiyor ya da neden benimle görüşmeyesiniz ki. Sizleri kendi evimde misafir etmek ve sizleri kendi evimde seks yaparak memnun etmek istiyorum. Ben Beşiktaş escort kadın ve aynı zamanda da 24 yaşında olan henüz yolun başında olan yeni bir kadın olduğumdan sizler de benimle zevkten zevke gidebilmek için kesinlikle de ziyaretime gelmeli ve kesinlikle tanışıp mutluluğu geçirmeliyiz. İstekleriniz nelerse bunları bana önceden

259 gösterim, 1 gün

Escortların Göz Bebeği Milf Beykent Escort

Escortların Göz Bebeği Milf Beykent Escort

Escortların Göz Bebeği Milf Beykent Escort. Beykent oral ve anal sex Fatma Hepinize selamlar. Ben 29 yaşlarında Türk lokumu güzelliğinde olan ve şeker kız Fatma. Sizler beni niçin aradığınızı oldukça iyi biliyorum. Öncelikle birazcık da olsun sizlere kendimi tanıtıp sizlere iyi mi beni seçmeniz icap ettiğini anlatacağım. Ben beyaz tende ve kızıl saçlı olan bir kadınım. 196 uzunluğunda olan ve manken edasıyla ortalarda dolanan bir hanım olduğum için sizlerin de bir manken fanteziniz var ise o vakit benimle görüşüp benimle tanışıp beni isteyip her vakit içtenliği de yaşamış olacaksınız. 60 kg ağırlığında olan ve her türlü sex yapabilen bir kadınım

459 gösterim, 0 gün

Swinger Party Hard Büyükçekmece Escort

Swinger Party Hard Büyükçekmece Escort

Swinger Party Hard Büyükçekmece Escort. Anal Escort Sevim Size iyi bir gün geçirmeniz için bazı ipuçları vermek ve neden benimle konuşmanız gerektiğini söylemek istiyorum. Benim adım Sevim. 22 yaşında bir kadınım ve seks konusunda kendime çok güveniyorum. Bir erkeğe seksi nasıl sevdireceğimi biliyorum. Yani bu bilgiler sayesinde erkeğimden çok memnunum. Her şeyden önce, kendimi tanıtmam gerekirse, gerçekten olmak isteyeceğiniz kadınım. 189 metre boyunda 70  kg ağırlığında bir kadınım. Kızıl saçlı ve açık tenliyim, kahverengi gözlerim var, her zaman makyaj yapar ve saçımı yaparım. Biliyorum ki bana geldiğinde beni asla yorgun görmeyeceksin ve mutlu olacaksın çünkü beni en iyi halimde göreceksin.

341 gösterim, 1 gün

Ataköy Çılgın Betül 7/24 Sınırsız Seks İmkanı 2022

Ataköy Çılgın Betül 7/24 Sınırsız Seks İmkanı 2022

Seks Bağımlısı Azgın Ataköy Escort Betül. Bizler ataköy escort olarak sizlere hizmet vermekten onur duyaruz. Beyler barlarda ve kabinlerde masalarına gitmekten hoşlanırlar, ancak bu çok pahalı bir eğlencedir ve bazen bir kadını kovmak ve onu yatağa yatırmak zordur, çünkü bu yüzden lezzetli hosteslerle çıkmayı düşünüyorsanız, asmak daha ekonomik olacaktır. Web sitemizde müşteri arayan yetişmenin peşine düşen ataköy escort ile birlikteyiz. Hotel ile ücretli bir partner olarak mutlu bir şekilde bir kulübe veya bara gidebilir, akşam gezmesine çıkabilir ve en ateşli seksinizi yapabilirsiniz. Her yönden iradeleri net olan, yemeyi, içmeyi ve sizinle seks yapmayı seven bu mükemmel, hem gönüllerini eğlendiriyor hem

456 gösterim, 1 gün

Beylikdüzü Escort Bayan

Beylikdüzü Escort 18 Yaşında Kızların Yüksek Performansı

Beylikdüzü Escort 18 Yaşında Kızların Yüksek Performansı. Senin kölen olmayı kabul ettiğime tanık olacağın anı unutamazsın. İnsanlar sektördeki olgun insanlarla ilgileniyor ve ben bunu yıkmak istiyorum. Ben güzelim ve çekiciyim, yaşlı bir fahişeden daha çekiciyim. Kişisel deneyimimi erkeğime neşe getirmek için kullanıyorum. Karşımdaki kişiyi memnun etmesi esasına dayanan Beylikdüzü sarışın eskort tercihlerinde ön plandayım. Seksi vücudumun harika etkisini sende görmek istiyorum, benimle geçirdiğin her saniye kaçınılmaz olarak en büyük hazzı getiriyor. Azgınım, heyecan verici istekler üzerine sunumlar yapıyorum ve istediğiniz her şey gerçekleşecek… Benimle cinsellikte büyük bir değişimin habercisi olan bir akşam geçirin. Bunu asla durdurmak istemezsin çünkü seni baştan

959 gösterim, 1 gün

Sayfa 16 of 16 1 14 15 16

Enes Kanter Freedom Nobel Barış Ödülü ’ne aday gösterildi: ‘Onur duydum’

Güncel haberler 17 Şubat 2022

Enes Kanter Freedom Nobel Barış Ödülü ’ne aday gösterildi: 'Onur duydum'

Kronos’un, ABD ’nin saygın dış politika ve siyaset dergisi Atlantic’ten aktardığına göre basketbolcu Enes Kanter Freedom Norveçli bir parlamenterin teklifiyle bu yılki Nobel Barış Ödülü adayları arasında yer alacak.

Havadisde ayrıca, daha önce Nobel’i kazanmış 30 kişinin, NBA takımı Boston Celtics ’e bir mektup gönderdikleri ve Kanter ’in takımdan uzaklaştırmamasını talep ettikleri aktarıldı.

“ONUR DUYDUM”

Enes Kanter Freedom, Nobel’e aday gösterilmesiyle ilgili Twitter hesabından şunları yazdı: “Nobel Barış Ödülü adaylığı için onur ve gurur duyuyorum. Bazen tavır almak bir sonraki maaş çekinizden daha önemlidir.”
 

I ’m honored and humbled to received the nomination for the Nobel Peace Prize. @NobelPrize

Sometimes taking a stand is more important than your next paycheck.https://t.co/ZjAPiHUoaD

— Enes FREEDOM (@EnesFreedom) February 16, 2022

  sizlere beylikduzuescort.pro farkıyla sunulmuştur

67 gösterim, 1 gün

Erdoğan’dan enflasyon açıklaması: Kaybedilen para yerine gelir ancak huzur geri gelmez

Güncel haberler 17 Şubat 2022

Erdoğan'dan enflasyon açıklaması: Kaybedilen para yerine gelir ancak huzur geri gelmez

Kronos’un haberine göre Cumhurbaşkanı ve AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan Bakanlar Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada yüksek enflasyonun geçici olduğunu söyledi. “Sokakta pazarda canımızı yakan yüksek fiyat artışları var. Emin olun bunlar geçicidir, dönemseldir. En büyük sorunumuz yüksek enflasyondur. Bunu da zamanla aşağıya çekeceğiz, önümüzdeki dönemin en büyük sıkıntısı ve krizi işsizliktir.” diyen Erdoğan, “Unutmayın bugün alım gücü düşmüş olsa da kısa bir süre sonra kaybedilen para yerine gelir ancak kaybolan huzur geri gelmez.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Bakanlar Toplantısı sonrası yaptığı konuşmasında şöyle konuştu:

‘HUZUR GERİ GELMEZ ’

Erdoğan, sokakta pazarda can yakıcı fiyat artışları ve yüksek enflasyonun varlığının reddedilemeyeceğini ifade etti. Fiyatlardaki artışın küresel etkilerden kaynaklandığını kaydeden Erdoğan, “Sokakta pazarda canımızı yakan yüksek fiyat artışları var. Emin olun bunlar geçicidir, dönemseldir. En büyük sorunumuz yüksek enflasyondur. Bunu da zamanla aşağıya çekeceğiz, önümüzdeki dönemin en büyük sıkıntısı ve krizi işsizliktir. Unutmayın bugün alım gücü düşmüş olsa da kısa bir süre sonra kaybedilen para yerine gelir ancak kaybolan huzur ve zaman geri gelmez.” dedi.

‘ALIM GÜCÜNDEKİ DÜŞÜŞ BİR SÜRE TELAFİ EDİLEBİLİR ’

Asgari ücretten, memur ve emekli maaşlarına kadar tüm çalışanların gelirlerinde yüksek oranlı artış yaparak esnaf ve sanatkarları kredi paketleriyle destekleyerek, hayat pahalılığının vatandaşlar üzerindeki yükünü azaltmanın gayreti içinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Ancak bunları konuşurken şu gerçeği de kesinlikle gözden kaçırmamalı, aklımızdan çıkarmamalıyız. Alım gücündeki düşüş bir süre sonra telafi edilebilirken kaybedilen işin, kaybedilen huzurun, kaybedilen vaktin geri kazanımı çok daha zordur. Böyle dönemlerde asıl olan çalışacak iş, hayatını sürdürecek gelir sahibi olmaktır. Asıl olan kendine ve ailesine karşı mahcubiyet yaşamamaktır. Asıl olan nice krizler, nice sancılar içinde kıvranan bölgemizde başı dik durabilmektir. Asıl olan geleceğe umutla bakabilmeyi sürdürecek zemini kaybetmemektir. Bunun için fabrikaların çalışması, esnafın dükkanının açık kalması, toprağın ekilmesi, yolların yük taşıyan kamyonlarla dolu olması, emlak ve araç satışlarının sürmesi, hayatın canlı şekilde akışı çok önemlidir. Şayet buralarda bir tıkanıklık, gerileme, çöküş yaşanırsa işte o zaman felaket kapımıza dayanmış demektir. Hamdolsun, böyle bir tabloyla karşı karşıya değiliz. Halihazırdaki en büyük sorunumuz yüksek enflasyondur. İnşallah onun da üstesinden, her geçen ay inişini görerek geleceğiz. Milletimizin karşısına güçlü bir eser ve hizmet altyapısıyla, güçlü sanayi ve ticaret işleyişiyle, güçlü bir güvenlik ve diplomasi çerçevesiyle örülü 20 yıllık kazanımlarla çıktığımız için müsterihiz.” sizlere beylikduzuescort.pro farkıyla sunulmuştur

76 gösterim, 0 gün

Özel okul, veliye ücret iadesi yapacak!

Güncel haberler 16 Şubat 2022

Özel okul, veliye ücret iadesi yapacak!

Heyet, 25 bin TL ’nin 10 bin TL ’sine ödenmesine hükmetti. Cumhuriyet ’te yer alan haberde gerekçe olarak pandemide özel okulun zarar değil, kâr ettiğini gösterdi. Özel okul, Tüketici Hakem Heyeti ’nin kararını Tüketici Mahkemesi ’ne götürdü. Mahkeme bilirkişiden görüş istedi. Bilirkişi, okulun 2020 ’de kâr ettiğini tespit ederek rapor hazırladı. İzmir 7. Tüketici Mahkemesi, İl Hakem Heyeti ve veliyi haklı buldu. Özel okulun aileye 7 bin 500 TL para iadesi yapması hususunda emsal olacak kararı verdi.

BİLİRKİŞİ, OKULUN 2020 ’DE KÂR ETTİĞİNİ TESPİT ETTİ

Kurum, öğrenciye online eğitim verdiğini, okul giderlerinin kapalı olmasına rağmen devam ettiğini gerekçe göstererek aileye parayı iade etmedi. Aile, İzmir Tüketici Hakem Heyeti ’ne başvurdu. Tüketici Hakem Heyeti, tüketicinin şikâyetinde kısmen haklı olduğuna, tüketicinin talep ettiği parayı ödemesine karar verdi. Özel okul, Tüketici Hakem Heyeti ’nin kararını Tüketici Mahkemesi ’ne götürdü. Mahkeme bilirkişiden görüş istedi. Bilirkişi, okulun 2020 ’de kâr ettiğini tespit ederek rapor hazırladı.

“HERKES HAKKINI ALABİLİR”

Kararın tüm velilere örnek olmasını isteyen veli, “Birçok okul, evden eğitim verdiğini söyleyerek paraları iade etmedi. Ama biz hakkımızı aradık. Mahkeme, haklı bularak paranın ödenmesine karar verdi. Bu karar tüm veliler için emsal teşkil ediyor. Herkes hakkını alabilir” dedi. sizlere beylikduzuescort.pro farkıyla sunulmuştur

66 gösterim, 0 gün

Mithat Sancar’dan 6’lı zirveye eleştiri: ‘HDP ile görüşüyoruz, meşru görüyoruz’ demek yetmez

Güncel haberler 16 Şubat 2022

Mithat Sancar'dan 6'lı zirveye eleştiri: 'HDP ile görüşüyoruz, meşru görüyoruz' demek yetmez

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, parlamenter sistem çalışması yürüten altı muhalefet partisi liderinin buluştuğu “yuvarlak masa” toplantısına davet beklemediklerini ancak “geçiş süreci” ve cumhurbaşkanlığı seçimi konularında kendilerinin “mutlak müzakere zemini” olarak kabul edilmesini istediklerini söyledi.

Sancar, “O nedenle ‘HDP ile görüşüyoruz’ demek yetmez. ‘HDP’yi meşru görüyoruz’ demek de yetmez. Esas olan, HDP’yle eşitler arası bir zeminde tereddütsüz, çekincesiz, doğrudan ve açık bir diyalog ve müzakere yürütmeyi kabul etmektir” görüşünü dile getirdi.

Sancar, İYİ Parti’nin “HDP kapatılmalıdır” yaklaşımını eleştirirken, muhalefet içinde “HDP’yi hoş tutalım, ama boş tutalım, yaklaşımını pişirenlerin farkında olduklarını” söyledi.

HDP Eş Genel Başkanı Sancar, güncel siyasi gelişmelere ilişkin BBC Türkçe’nin sorularını yanıtladı:

Altı muhalefet partisi liderinin buluşmasıyla başlamak istiyorum. Bu buluşma nedeniyle, sosyal medyadan “HDP neden masada yok” eleştirileri geldi. Siz bu masaya davet edilmeyi bekliyor muydunuz?

Muhalefet partilerinin kendi aralarında diyalog ve ortak çalışma yürütmelerine bizim herhangi bir itirazımız yok. Zaten bu buluşma, güçlendirilmiş parlamenter sistem tartışmalarının finali olarak duyurulmuştu. Bu tür çalışmalar yapılabilir elbette. Çeşitli partiler arasında bu tür ilişkiler bize göre olumludur.

Burada karışıklık yaratan ve tartışmaya neden olan durum şudur: Toplantı hakikaten belirtilen gündemle mi gerçekleştirildi, yoksa aynı zamanda bir ittifak buluşması mıydı? Millet İttifakı’nın genişleyip genişlemeyeceği gibi bir tartışma, sanırım bu belirsizlikten ortaya çıktı. Millet İttifakı’nın genişlemesiyle ilgili görüşmeler de yapılabilir, buna da bizim itirazımız olamaz. Zira biz parlamento seçimine kendi ittifakımızı kurarak gireceğimizi belirttik.

Fakat cumhurbaşkanlığı seçimi için ortak aday fikrine açık olduğumuzu da söyledik. Bunun yolunun da bizimle kamuya açık, doğrudan müzakere yürütülmesi olduğunu her vesileyle dile getiriyoruz. Müzakere etmek istediğimiz çerçeveyi ana hatlarıyla zaten hem deklarasyonumuzla duyurduk hem de çeşitli beyanatlarımızda ifade ettik. Eğer bu çalışma, Meclis seçimlerine dönük bir ittifak niyetiyle yapılıyorsa, bizim burada yer almamızın bir gereği zaten yok.

Şayet cumhurbaşkanlığı seçimi ve onunla bağlantılı temel meseleler söz konusuysa, durum değişir. Başta geçiş süreci olmak üzere, cumhurbaşkanlığı seçimini ilgilendiren konularda bizimle açık diyalog ve müzakere yürütülmesi talebimizi tekrar etmek istiyorum. Bunun için o masada bulunmak gerekmiyor; kaldı ki bizim o masaya davet edilme gibi bir beklentimiz de yoktu. Şayet cumhurbaşkanlığı seçimi ortak aday tartışması üzerinden gelişecekse, HDP olarak talebimiz, bu çerçevedeki konuların bizimle kamuoyuna duyurularak, açık, doğrudan ve şeffaf biçimde yürütülmesidir.

“HDP’yi hoş tutalım, ama boş tutalım’ yaklaşımı pişiriliyor”

Bu görüşmenin ardından Pervin Buldan, “Bizi yok sayanları zamanı geldiğinde biz de yok sayarız” dedi, keza sizin de bu yönde açıklamalarınız var ve bu, altılı toplantıya tepki olarak yorumlandı.

HDP’yi yok sayan herhangi bir yaklaşımın, Türkiye’de gerçek ve güçlü bir demokrasi, kapsamlı ve kalıcı bir toplumsal barış inşa etme şansı yok. Bunu da şöyle netleştireyim: Eğer Türkiye’de gerçekten demokrasiye giden yol açılacaksa, yeni bir dönem başlatmak gerekiyor. Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmanın ve Meclis’te bu değişimi sağlamaya yetecek bir çoğunluk oluşturmanın bu açıdan çok önemli olduğu açık. Bütün bunları HDP’siz yapabileceğini düşünen kim varsa, hayal aleminde yaşıyor demektir.

“HDP’yi hoş tutalım ama boş tutalım” gibi bir yaklaşımın da birilerinin gündeminde olduğunu ve bu konuda hazırlık yapıldığını görüyoruz. Böylesi bir yaklaşım tuzaklarla doludur. Bunun farkında olmadığımızı düşünmek de ciddi bir yanılgıdır.

“Kastettiğimiz İYİ Parti’dir”

Benim merak ettiğim şu; siz o toplantıda olmamakla kendinizi “yok sayılmış” mı hissettiniz?

Hayır, böyle söylemiyorum. HDP’yi ötekileştiren, hatta düşmanlaştıran yaklaşımlar çok tehlikeli sonuçlar doğurur. HDP’yi muhatap almayı kabul etmeyen, bunun da ötesine geçerek HDP’ye karşı düşmanca tutum takınan bir zihniyetin Türkiye’de demokrasiye katkı sunma iddiasının herhangi bir inandırıcılığı yoktur, olamaza da.

Eğer bu iktidara karşı demokratik bir alternatif oluşturulmak isteniyorsa, bunu Türkiye’nin geçmişten bugüne en derin sorununda iktidarın anlayışını aynen sahiplenerek yapılması mümkün değildir. Sözü dolandırmaya gerek yok: Kastettiğimiz, öncelikle ve özellikle İYİ Parti’dir. Düşünün ki, bu parti sözcüleri aracılığıyla “HDP kapatılmalıdır” bile diyebiliyor.

Buna yönelik mi tepkiniz, yani İYİ Parti’ye?

Sadece İYİ Parti’ye yönelik değil. Toplantıdan önce de pek çok kez dile getirdik. “Altı muhalefet partisi” bir araya geldiğinde, bu partilerin,Türkiye’deki temel sorunlara dair gerçekten muhalif bir tutum sergilemesi beklenir. Muhalif olmak da iktidarın, Türkiye’deki temel sorunlara dair yaklaşımlarına karşı olmak ve demokratik çözüm önerileri sunmak anlamını taşır. Ancak bir parti, kurum veya çevre, Kürt sorunu, eşit yurttaşlık ve siyasal özgürlükler gibi en temel konularda dahi iktidarla aynı veya benzer anlayışı paylaşıyorsa biz bu yapıya muhalif diyemeyiz.

Böyle bir anlayışın ağırlık taşıyacağı bir ittifakın da Türkiye’ye bugünkünden daha iyi bir gelecek vaat etmesinin mümkün olmayacağını düşünüyoruz.

“HDP mutlak müzakere adresi olarak kabul edilmeli”

Kılıçdaroğlu, ‘HDP’yi yok saymıyoruz, görüşüyoruz, gerektikçe de görüşeceğiz’ dedi. Bu açıklama sizin için yeterli oldu mu, yoksa “biz de o masada mutlaka olmalıydık” diyor musunuz?

Bizim “mutlaka o masada olmalıydık” gibi bir beyanımız veya açıklamamız olmadı. Biz Türkiye’nin geleceği tartışılırken HDP’nin yok sayılmasının büyük bir yanlış ve tuzak olduğunu söylüyoruz. Esas mesele, HDP’nin doğrudan doğruya müzakere adresi olarak kabul edilip edilmediğidir.

HDP ile açık ve şeffaf görüşme yürütülmesi, diyalog kanallarının oluşturulması, Türkiye’de baskıcı iktidarı ve yıkıcı atmosferi dönüştürmek için elzemdir. Ama gündemde seçimler olduğu için meseleleri genellikle seçim çerçevesinde konuşmak durumunda kalıyoruz.

Öncelikle şunu tekrar vurgulamalıyım: Parlamento seçimiyle cumhurbaşkanlığı seçimini ayırıyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçimi aynı zamanda bir geçiş süreci meselesidir. Eğer ortak bir adayda karar kılınacaksa, Türkiye’nin yeni bir başlangıcı hangi çerçevede yapacağının ayrıntılı bir biçimde konuşulması gerekiyor. Şayet ortak bir aday fikri olgunlaşırsa biz, bu meselenin isim üzerinden değil, siyasal ilkeler ve yapısal sorunlar üzerinden konuşulmasını istiyoruz. Aksi taktirde kamuoyunun büyük bir kesiminin şu soruları sorma hakkı doğuyor: 6 parti buluştu, şöyle bir geçiş süreci şöyle bir sistem ve şöyle bir gelecek önerisi ortaya çıkardı. Peki bu nasıl hayata geçirilecek?

Bunu Türkiye’nin en dinamik, demokrasi mücadelesi konusunda başta Kürt halkı olmak üzere en direngen ve kararlı sosyolojisini hesaba katmadan, bu sosyolojinin doğrudan siyasi iradesini temsil eden bir partiyi eşit bir aktör olarak görmeden nasıl yapacaksınız? Bu sorulara cevap verme mecburiyeti, muhalefet partilerinin topluma karşı sorumluluğudur.

“HDP ile görüşüyoruz, meşru görüyoruz demek yetmez”

Bizim derdimiz esas olarak Türkiye’yi demokrasiye kavuşturarak kalıcı barışı inşa etme imkanlarını sağlayacak toplumsal dinamizmi ortaya çıkarmaktır. Son yıllarda çok büyük tahribatlar, çok büyük adaletsizlikler yaşandı. Bunların elbette tamiri gerekiyor ama daha ötesini hedeflemek gerekiyor, o da şudur: Aynı tahribatların yeniden yaşanmayacağı sosyolojik ve politik bir zemini yaratmak.

Bu zemini yaratabilmek için de HDP’nin siyasi aktör olarak temsil ettiği geniş sosyolojinin siyasi özne olarak tanınması bir zorunluluktur. O nedenle “HDP ile görüşüyoruz” demek yetmez. “HDP’yi meşru görüyoruz” demek de yetmez. Esas olan, HDP’yle eşitler arası bir zeminde tereddütsüz, çekincesiz, doğrudan ve açık bir diyalog ve müzakere yürütmeyi kabul etmektir.

Siz ‘mevcut iki ittifak içinde yer almayacağız’ diyorsunuz ama partinizin cumhurbaşkanı adayı çıkarıp çıkarmayacağı konusunda da şimdiye kadar net bir açıklama yapmadınız.

Aday meselesini, önerdiğimiz bu çerçeve derinlemesine tartışılmadan gündemimize almıyoruz. Seçim tarihi belli olduğunda o zamana kadar alınmış olan veya alınması muhtemel yola bakarız, gelişmeleri değerlendiririz, kararlarımızı da bu olgu ve verilere göre veririz.

Kendi adayımızı çıkarıp çıkarmayacağımız meselesi de bu süreç içerisinde şekillenecektir. Ki bunu da sadece HDP olarak yapmayacağız; Meclis seçimi için kurmakta olduğumuz demokrasi ittifakının bileşenleriyle tartışarak, bu ittifakta yer almayan demokrasi güçleriyle istişare ederek, tabanımızla diyalog içerisinde belirleyeceğiz. Şöyle yapılmazsa aday çıkarırız veya şöyle yapılırsa aday çıkarmayız gibi bir yaklaşımın, bu konuda yürütülebilecek kapsamlı ve derinlemesine tartışmaların önünü tıkayacağı kanaatindeyiz. O yüzden biz, demokrasiye, barışa ve adalete giden yolun tıkanmaması, aksine bu yolun genişlemesi için, mevcut şartlarda bir tuzak olarak gördüğümüz aday tartışmasına girmek istemiyoruz.

“Seçeneklerden biri kendi adayımızla çıkmaktır”

Ama eş genel başkan yardımcınız Tayip Temel de altı liderin buluşmasına davet edilmemenizi eleştirirken “biz de kendi adayımızı çıkarabiliriz” anlamına gelecek bir açıklama yaptı…

Tam olarak öyle söylemedi, o açıklamanın bir bağlamı vardı. Tayip Temel arkadaşımız, “Millet İttifakı’nda, kendi adayımızı çıkarma eğilimimizi güçlendiren gelişmeler var” dedi. Herkes biliyor ki, kendi adayımızı çıkarmak da reel bir seçenektir. Ama biz bunu şimdi tartışmak istemiyoruz.

Yani seçeneklerden biri, elbette seçimlere demokrasi ittifakının adayıyla katılmaktır. Bizim esas olarak önceliğimiz, bu önerdiğimiz çerçeve olgunlaşıncaya kadar tartışmanın sürdürülmesidir. Mutabakat sağlanırsa ortak aday fikrine açık olduğumuzu zaten beyan etmiştik. Şayet ortak aday bu gerçekleşmezse ne yapacağımıza, biraz önce değindiğim çoğulcu demokratik yöntemle karar vereceğiz. Böyle bir durumda, kendi adayımızla seçimlere girmek de elbette önemli bir seçenek olacaktır.

“Üçüncü ittifak değil, geniş demokrasi ittifakı olarak tanımlıyoruz”

Partinizin de içinde yer aldığı üçüncü ittifak çalışması var. İkinci toplantıyı da sanırım 26 Şubat’ta yapacaksınız. Birincisi sekiz siyasal yapı ile başlayan ittifak görüşmeleri yeni katılımcılarla genişleyecek mi? İkinci olarak da sekiz siyasal yapı lideri olarak bir araya gelip birlikte fotoğraf verecek misiniz?

Bizim demokrasi ittifakımız çok geniş bir çerçeveyi içeriyor. Sol sosyalist aktörlerle, siyasi parti ve oluşumlarla ittifak da bunun önemli bir parçasıdır. Biz bu buluşmalara “ortak mücadele” hedefi koyduk.

Bizim yaptığımız görüşmeler, demokrasi ittifakı olarak tanımladığımız bir çerçeve içerisinde ilerliyor. Demokrasi ittifakı, başlı başına bir seçim ittifakı değildir. Bizim önceliğimiz, bir mücadele ortaklığını oluşturmaktır. Bu ortaklık inşa edilirken bir seçim gerçekliğiyle de karşı karşıya olduğumuzun bilincindeyiz. Ancak odağımıza seçimi almadık.

İlk toplantıda da bu konuda mutabakat sağladık. Yani öncelik seçim ittifakı değildir. Birincil olarak ortak mücadeleyi nasıl inşa edeceğimizi konuşuyoruz. Ama seçimler de bu buluşmalardaki tartışma konularından biri olarak gündeme gelecektir elbette.

Taraflar, 26’sında gerçekleşecek ikinci toplantıya eş başkanlar düzeyinde katılacak. İlk toplantıdan çıkan üç önemli sonuç vardı. Bunların içinde genişleme perspektifi de yer alıyordu. Dolayısıyla sol-sosyalist yapılara dönük genişleme çalışmalarımız devam edecek.

Öte yandan demokrasi ittifakı çerçevesinde başka kesimlerle görüşmelerimiz sürüyor. Mesela Kürdi partilerle yürüyen bir çalışmamız var. Zaten 2019 yerel seçimlerinde oluşmuş bir ittifakımız mevcut, bunu genişletmek için çalışmalarımızı yürütüyoruz. Biz bütün ezilenleri, sömürülenleri, dışlananları, ötekileştirilenleri, mazlumları ve mağdurları kapsayacak bir ortak mücadele birlikteliği inşa etmek istiyoruz. Bunu başardığımızda seçim meselesi daha rahat bir biçimde ele alınır.

O nedenle “üçüncü ittifak” sözü, yürüttüğümüz çalışma için doğru bir niteleme değildir. Bu şekilde kullanıldığının farkındayız ama biz bunu üçüncü ittifak değil, geniş demokrasi ittifakı olarak tanımlıyoruz. 26’sındaki toplantı da çalışma alanlarını ve yöntemlerini daha da somutlaştıracağımız bir gündemle gerçekleştirilecek.

“Öcalan’ın ne dediğini doğrudan kendisinden öğrenelim”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Edirne’deki İmralı’dakine hesap verecek” sözleri çok tartışıldı. Burada HDP’ye yönelik yeni bir plan mı kuruluyor ya da somut bir gelişme olmuş olabilir mi sizce?

Suyu bulandırmak istiyorlar. Somut bir gelişme olup olmadığını bilmemiz mümkün değil. Bunu bilmenin tek yolu var: İmralı’da avukatlarla ve/veya bağımsız heyetlerle görüşmeye izin verilmesi. Böylece Abdullah Öcalan’ın bu konu dahil, diğer konularda ne düşündüğü, bizzat kendisi tarafından ifade edilsin. Bunun dışındaki hamlelerin HDP içinde tartışma yaratma, Kürt seçmende zihin bulanıklığına yol açma gibi amaçlar güttüğünün farkındayız ama bu hesapların tutması mümkün değil. O nedenle biz Erdoğan’ın sözlerinin içeriğine bir önem atfetmiyoruz.

Öcalan daha önce yıllarca avukatlarıyla görüştü, düşüncelerini avukatları aracılığıyla kamuoyuna duyurdu; şimdi de aynısı yapılmalıdır. Yol basit ve açıktır: Görüşmeler sağlansın, Öcalan’ın ne dediğini herkes doğrudan kendisinden öğrenelim.

“HDP yüzde 15’lere ilerliyor”

Partiniz hakkındaki kapatma davasının seçimlere kadar sonuçlanmasını bekliyor musunuz? Partiniz kapatılsa da kapatılmasa da, HDP temsilcilerini bir şekilde sahada siyasi aktör olarak görecek miyiz?

HDP kapatılsa da kapatılmasa da, siyasi gücünü ve toplumsal etkisini bir şekilde değil, her şekilde, sadece siz değil herkes görecek. Biz hem mücadele sürecine hem de seçime ağırlığımızı ve gücümüzü en etkili şekilde yansıtacak imkanlara sahibiz. Geleneğimiz, tecrübemiz ve birikimimiz ortadadır. Bütün saldırılara ve kuşatmalara rağmen sadece ayakta durmakla kalmadık, yolumuzda tutarlı ve kararlı bir şekilde ilerledik, ilerliyoruz.

Şu anda bizden hoşlanmayan çevrelerin etkisindeki kamuoyu yoklamaları bile HDP’nin yüzde 15’lere doğru ilerlediğini dile getiriyor. Yüzde 15 oranı sadece sayısal bir mesele değildir. Bu oran, bütün engellere rağmen HDP’nin, halkın desteğiyle belirlediği yolda kararlı ve tutarlı biçimde yürümeye devam etmesi anlamı taşımasıdır. Dolayısıyla yüzde 15 sayısal olmanın ötesinde çok önemli bir siyasal meseledir. Türkiye’nin güçlü demokrasiye ve eşit ortak yaşama dayalı büyük barışa ulaşması konusunda gerçek bir alternatifin mevcut olduğunun, buna dair umudun canlı ve bu yolda mücadelenin dinamik olduğunun önemli bir göstergesidir.

Erdoğan’ın üçüncü dönem aday olup olmayacağı tartışması var. Bazı muhalefet partileri “hukuken aday olamaz ama siyaseten biz bu tartışmaya girmeyeceğiz, aday olsun” yaklaşımında. Sizin tutumunuz nedir?

Ben bir kamu hukukçusu olarak ifade edeyim: Erdoğan’ın yeniden aday olabilmesinin tek bir yolu var. O da cumhurbaşkanı olarak görev süresi tamamlanmadan Meclis’in erken seçim kararı alması. Anayasa hükümleri bu konuda açıktır. Karşı argümanı savunanlar var ama argümanların hukuksal temeli yok. Anayasa’nın lafzı açık: Eğer seçim zamanında yapılırsa veya cumhurbaşkanı erken seçim kararı alırsa Erdoğan aday olamaz. Çünkü referandum ile Anayasa’nın tümü değil, bir kısmı değişti. Dolayısıyla değişmeyen kısımlar uygulanmak zorunda.

Bu kısımlardan biri de cumhurbaşkanının en fazla iki dönem aday olabileceğidir. Tek istisnası da hükme bağlanmıştır: Görev süresi dolmadan Meclis’in en az 360 oyla erken seçim kararı alması. Kendi gerçekleştirdikleri anayasa değişikliğinde bile bu hususu öngörmemiş, bu konuda bir düzenleme yapmamış iktidara, “anayasaya uymayabilir ama yine de aday olsun” diyemeyiz. Bu, demokratik hukuk devletine dönmeyi hedefleyen çevrelerin dile getirebileceği bir argüman olamaz. Bizim böyle bir lüksümüz de hakkımız da yok.

Erdoğan belirttiğim istisna dışında yeniden aday olursa ve -çok küçük bir ihtimal ama- seçilirse meşruiyet tartışması bitmeyecektir. Biz de bunun takipçisi oluruz. sizlere beylikduzuescort.pro farkıyla sunulmuştur

106 gösterim, 1 gün

Mehmet Ocaktan: Dindarların esas endişelenmesi gereken; dini değerlerin siyaset pazarına sürülmesi

Güncel haberler 16 Şubat 2022

Mehmet Ocaktan: Dindarların esas endişelenmesi gereken; dini değerlerin siyaset pazarına sürülmesi

Karar yazarı Mehmet Ocaktan, iktidarın dini değerleri kullanmaktan çekinmediğini savunurken, “Dindarların esas endişelenmesi gereken; dini değerlerin siyaset pazarına sürülmesidir” dedi. 

Karar yazarı Ocaktan, yazısında iktidarın muhalefetin açıklamalarından endişeli olduğunu dile getirirken, “azınlıkta olan bazı ulusalcı sol çevrelerde ve kazanımlarını kaybetme endişesi taşıyan bazı dindar-muhafazakar kesimlerde de bir miktar tedirginlik oluşturduğunu” savundu. 

Dindar-muhafazakar kesimin Millet İttifakı’nı “fitne ve şer” odağı olarak görmesinin “vahim” olduğunu dile getirerek şunları kaydetti:

“Evet bu ülkede yıllardır, dindar-muhafazakar kesimler ve Kürtler hep ‘vebalılar ’ listesinde yer almış ve derin acılar yaşamışlardır. 28 Şubat tecrübesi bunun en bariz göstergesidir. Dolayısıyla dindarlar açısından kazanımlar elbette önemlidir.

Ama unutmamak gerekiyor ki 2021 Türkiye ’sinde insanlar, bizzat AK Parti iktidarının sağladı hak ve özgürlükleri bugün kullanamaz bir noktaya gelmiş bulunuyorlar. Kısacası 2010 Türkiye ’sinde var olan ifade hürriyeti, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakları bugünün Türkiye ’sinde yok.

Ne yazık ki iktidar bugün elektrikten doğal gaza, sütten peynire kadar gelen ağır zamlara itiraz eden insanları ikna etmek, bir başka deyişle susturmak için “Bu muhalefet gelirse 28 Şubat geri gelir, kazanımlarınızı kaybedersiniz” benzeri söylemlerle dindarlar açısından çok kıymetli olan dini değerleri kullanmaktan çekinmiyor.

İşte bugün dindarların esas endişelenmesi gereken; dini değerlerin siyaset pazarına sürülmesidir. İktidarlar gelir, gider, zamlar da bir şekilde telafi edilir. Ama eğer iktidar uğruna dini değerler yıpratılırsa bu hepimiz için büyük bir kayıp olur.” sizlere beylikduzuescort.pro farkıyla sunulmuştur

99 gösterim, 0 gün

Alaattin Çakıcı ’nın yeğeni İstanbul ’da çapraz ateşe tutuldu

Güncel haberler 16 Şubat 2022

Alaattin Çakıcı ’nın yeğeni İstanbul ’da çapraz ateşe tutuldu

Süper Havadis ’in aktardığına göre, Adem Çakıcı saat 20.30 sıralarında, kendi kullandığı otomobili ile İstanbul Cevizlibağ ’da giderken, başka bir arabadan çapraz ateşe tutuldu. Adem Çakıcı, saldırıdan hafif şekilde yaralanarak kurtuldu.

Çakıcı, kendi imkanları ile İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Cerrahi Servisi ’ne gitti. Sağ ayağından yaralandığı anlaşılan Adem Çakıcı ’nın burada tedavi altına alındığı kaydedildi.

Alaattin Çakıcı, MHP lideri Devlet Bahçeli ’nin girişimleriyle Ankara Sincan Cezaevi ’nden 15 Nisan 2020 tarihinde tahliye edilmişti. sizlere beylikduzuescort.pro farkıyla sunulmuştur

72 gösterim, 0 gün

4. evre akciğer kanseri Ahmet Zeki Özkan ’a cezaevi zulmü: ‘1 yıl ömrü kaldı ’

Güncel haberler 16 Şubat 2022

4. evre akciğer kanseri Ahmet Zeki Özkan ’a cezaevi zulmü: ‘1 yıl ömrü kaldı ’

Türkiye ’de hasta tutuklulara cezaevi ‘zulmü devam ’ ediyor. Hizmet Hareketi davaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan 4. evre kanser hastası 65 yaşındaki yüksek makine mühendisi Ahmet Zeki Özkan, Yargıtay ’ın onama kararından sonra geçen hafta tutuklanıp Antalya L Tipi Cezaevi ’ne gönderildi.

Yatak olmadığı için bir hafta karantina hücresinde yerde yatan Özkan, bugün normal koğuşa alınabildi. Eşiyle dün kapalı görüş yapan Yasemin Özkan, “Yatak bile yokmuş, battaniye vermişler, yerde yatmış. Hasta olmaması lazım ama grip olmuş” dedi.

Ekim 2020 ’de 4. evre akciğer kanseri teşhisi konulan Özkan ’a Antalya Adli Tıp Kurumu ‘cezaevinde kalamaz ’ raporu vermesine rağmen İstanbul Adli Tıp Kurumu ‘doktoru ve reviri olan bir cezaevinde ’ kalabileceğini söyledi.
 

4. EVRE AKCİĞER KANSERİ Ahmet Zeki Özkan tutuklandı.

Antalya L Tipi’nde tutuklu olan Özkan:

“Karantinada yatak yok, battaniye ile yerde yatıyoruz.
Hastalandık “ dedi.

Cezevleri cenazeevleri olmasın !#HastaTutsaklaraÖzgürlü[email protected]_bakanlik pic.twitter.com/PAEkRDvKfa

— Mehmet Ali ASLAN (@HemmedAliAslan) February 15, 2022
İstanbul Adli Tıp ’ın raporunu esas alan Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Aralık 2021 ’de Ahmet Zeki Özkan ’ın infaz erteleme talebini reddetti.

BoldMedya ’nın haberine göre, kanser dışında kalbinden anjiyo olan, yüksek tansiyon ve prostat gibi hastalıklarını da bulunan Özkan ’ın çocukluğundan beri kulakları da duymadığı için işitme cihazı kullanıyor.

‘Doktor 1 yıl ömrü kaldığını söyledi ’

Eşini en son aralık ayında doktora götürdüklerini belirten Ahmet Zeki Özkan ’ın eşi Yasemin Özkan, “En fazla 1 yıl ömrü olduğunu söyledi doktor. Ben ona evde çok titiz bakıyordum. Organik besleniyordu. Korona çıktı çıkalı daha hiç hasta olmadı.” ifadelerini kullandı.

21 Şubat ’ta tekrar randevuları olduğunu ve tedavisi nedeniyle eşinin sürekli karantinada kalmak zorunda olduğunu ifade eden Özkan şöyle devam etti:

“Eşim akıllı ilaç denilen bir ilaç kullanıyor. Akıllı hap çok tehlikeli. Elinize değdirmemeniz gerekiyor. Bir peçeteye koyup ağzına veriyoruz. İlacın yan etkileri çok fazla.  Bu ilaç çok ağır bir kimyasal olduğundan dolayı vücudundaki uç noktalarından iltihap geldiği ve enfeksiyon kaptığı için sırtındaki kaşınmalardan kaynaklı yaralar oluyor ve enfeksiyon kapıyor. Yüzünde döküntüler, ayak tırnaklarında kanamalar oluyor. Hastalığının dördüncü evre olması, vücudundaki yaralar bizi çok kötü etkiliyor. Zayıflamaması, kilo vermemesi lazım.”

Yasemin Özkan, çamaşır, havlu, battaniye, yastık gibi eşine götürdükleri eşyaların hiçbirini cezaevi yönetiminin kabul etmediğini, kantinden alması gerektiğini ama kantinin de kapalı olduğunu sözlerine ekledi.

‘Suç olarak da bunlar gösterildi ’

Daha önce 10 ay Kırşehir ’de hapis yatan Özkan ’ı Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Bank Asya hesabı, gazete aboneliği, çocuklarını okuttuğu Aksaray Koleji ’nin müdürüne 2 kez kurban parası verdiği ve Bylock kullandığı iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırmıştı. sizlere beylikduzuescort.pro farkıyla sunulmuştur

61 gösterim, 1 gün

İşten atılan Migros işçileri TÜSİAD önünde Tuncay Özilhan’a seslendi

Güncel haberler 15 Şubat 2022

İşten atılan Migros işçileri TÜSİAD önünde Tuncay Özilhan'a seslendi

Yüzde 8’lik ücret artışını protesto eden 257 işçinin işten çıkarılmasını protesto eden Migros emekçileri, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği ’nin (TÜSİAD) önünde toplandı. Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-Sen) çağrısıyla bir araya gelen emekçiler, Migros’un sahibi Tuncay Özilhan’ın Yüksek İstişare Konseyi Başkanı olduğu TÜSİAD genel merkezi önünde toplanarak basın açıklaması gerçekleştirdi.

DGD-Sen Genel Başkanı Neslihan Acar tarafından yapılan basın açıklamasında “Burası Tuncay Özilhan ’ın başkanlık yaptığı ve Türkiye ’yi yöneten patronların örgütü TÜSİAD ’ın Genel Merkezi ’dir. Peki biz buraya neden geldik? Migros, Anadolu Grubu ’nun bir şirketidir. Biz işçileri ölümle yaşam arasında yaşama mahkum edenler buradadır. Bizim, işçiler olarak bize sunulan bu sefalete artık tahammülümüz yoktur” denildi.

Çalışanların taleplerinin bir kez daha yinelendiği açıklamada, “Ya kabul edersiniz ya da sonuna kadar direnmeye hazırız. Basın bilsin, medya bilsin, Migros bilsin, Tuncay Özilhan bilsin, Saray bilsin. Halkımız biliyor. Biz buradayız, her yerdeyiz. Hakkımızı alacağız” ifadelerine yer verildi.

NE OLMUŞTU?

Migros ’un Esenyurt ’taki deposunda çalışan işçilerinin yüzde 8 ’lik ücret artışına karşı başlattığı eylemin yedinci gününde (9 Şubat) Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-Sen) üyesi 257 işçinin işine son verilmişti. Yazılı bir basın açıklaması yaparak işten çıkarmaları doğrulayan Migros ise tepki çeken bir açıklamaya imza atmıştı. Şirketten yapılan açıklamada, “Bu çalışma koşullarını uygun bulan arkadaşlarımıza kapımızın açık olduğunu belirtmek isteriz” ifadeleri kullanılmıştı.

İŞÇİLERİN TALEPLERİ NELER?

Migros depo işçilerinin talepleri şöyle:

– Atılan depo işçileri işe geri dönecek,

– Primlerin sabit olarak maaşa yansıması garanti edilecek,

– Saat ücretine 4 TL zam yapılacak. sizlere beylikduzuescort.pro farkıyla sunulmuştur

60 gösterim, 0 gün

Cezaları onanmıştı; gazeteci Murat Ağırel ve Barış Pehlivan yeniden cezaevine giriyor

Güncel haberler 15 Şubat 2022

Cezaları onanmıştı; gazeteci Murat Ağırel ve Barış Pehlivan yeniden cezaevine giriyor

“MİT mensubu haberleri” davasında yargılanan ve cezaları onanan gazetecilerden Murat Ağırel ve Barış Pehlivan Çağlayan ’daki İstanbul Adliyesi ’ne teslim olmaya gitti.

Murat Ağırel Twitter hesabından, “Şehit olan vatan evlatlarına şehadet dilediğim için bugün tekrar cezaevine giriyorum. Şehit edenler ise ülkemde renkli halılar ile karşılanıyor. Şimdiye kadar yazdığım hiçbir şeyi yalanlayamayanlar beni adaletsizlikle susturacaklarını sanıyorlar. Susmayın, korkmayın, alışmayın” paylaşımını yaptı. 

“Susmayız, korkmayız, asla da alışmayız”

Hapis cezası kesinleşen Ağırel teslim olmadan önce Çağlayan Adliyesi önünde açıklama yaptı.

Ağırel, “Teslim olacağız, sonucunu hep birlikte göreceğiz. Üzücü. Türkiye ’de hukukun siyasetle bir arada olmaması, anılmaması gerekiyor. Ülkemiz adına utanç verici durumlar yaşanıyor. Hukuk söyleyeceğini söylemiştir. Biz de hakkımızı hukuk yoluyla arayacağız. Gazeteciler kaçma şüphesiyle tutuklanır ya, gerçek gazeteciler kaçmazlar. Varsa suçları yargıda hesabını verirler. Bizler gazeteciyiz, kalemimizi namus biliriz. Susmayız, korkmayız, asla da alışmayız.” dedi.

“AYM ve AİHM ’e gideceğiz”

Ağırel sözlerini şöyle sürdürdü:

“AYM ve AİHM ’e gideceğiz. Dosyaya hâkim olan bir kişinin bu şekilde kararını olmayacağını net şekilde görürler. Hukuk varsa ülkemizde eğer. Düşünün ki biz iki tane vatan evladını Libya ’da şehit olmasından sonra ifşa ettiğimiz gerekçesiyle ceza aldık. Daha önce cezaevinde kalmamız için casusluk suçlaması adledildi bize, bundan beraat ettik. Sonra dendi ki fotoğrafları ifşa ederek bu suça sebebiyet verdiniz. Bu fotoğrafların zaten paylaşıldığını sunduk. Niyet beslendi. Bu bir niyetnamedir. Biz bunun MİT mensuplarının ifşasından olmadığını biliyoruz. Biz o gün iki vatan evladının şehadetini yüceltmek için attığımız bir Twitter mesajında sergilediğimiz tavır onların maneviyatına duyduğumuz saygıydı. Şimdi bugün Libya ’daki vatan evlatlarımızın şehit olmasına sebebiyet veren kişi, darbeci Hafter ’i biz ülkemizde ağırlayacağımızdan bahsediyoruz.”

Çağlayan Adliyesi’nden fotoğrafını paylaşan Barış Pehlivan da “Üçüncü kez…  İşte geldik, gidiyoruz… Hoşça kalın şimdilik…” ifadesini kullandı. 

‘MİT mensubu haberleri’ davasında yargılanan gazetecilerin cezası onandı

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, ‘MİT mensubu haberleri’ davasında yargılanan gazeteciler hakkında İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını onadı. Mahkeme, tüm sanıklar hakkında ‘Devletin Güvenliğine ve Siyasal Yararlarına İlişkin Gizli Kalması Gereken Bilgileri Açıklama suçundan; Barış Terkoğlu ve E. E. hakkında “istihbarat faaliyeti ile ilgili bilgi ve belgeleri ifşa etmek’ suçundan verilen beraat kararlarını onadı.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, ‘MİT Mensubu haberleri’ davasında yargılanan gazeteciler Ferhat Çelik, Barış Pehlivan, Hülya Kılınç, Murat Ağırel, Aydın Keser ve Barış Terkoğlu hakkında İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin kararını onadı. sizlere beylikduzuescort.pro farkıyla sunulmuştur

52 gösterim, 1 gün

İstanbul’da ev baskınları: HDP’li yöneticiler dahil 10 gözaltı

Güncel haberler 15 Şubat 2022

İstanbul'da ev baskınları: HDP'li yöneticiler dahil 10 gözaltı

İstanbul’da yapılan ev baskınlarında HDP üye ve yöneticileri ile gazetecilerin de aralarında olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Esenyurt ilçesinde yapılan baskınlarda Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (MATUHAYDER) Eşbaşkanı Esin Çelik ve HDP üyelerinin de aralarında olduğu 9 kişi gözaltına alındı.

Gözaltına alınanlar arasında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Gazete Şujin muhabiri Vildan Atmaca da bulunuyor. Atmaca ’nın, 2015 ve 2016 yıllarında yaptığı haberler gerekçesiyle hakkın açılan soruşturma kapsamında gözaltına alındığı öğrenildi.

Gözaltına alınan 10 kişi, Vatan Caddesi ’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü ’ne götürüldüğü. Ayrıca gözaltına alınanlar hakkında 24 saat avukat görüş kısıtlılığı kararı alındığı belirtildi.

 
Gözaltına alınan diğer isimler şöyle: HDP PM üyesi Çiçek Arıç, HDP Esenyurt ilçe yöneticileri Çayan Yılmaz, Murat Turgut, Taner Karataş, Metin Burukanlı, Abdullah Arınan, Kıyasattin Kurt ve Selami Yaman. sizlere beylikduzuescort.pro farkıyla sunulmuştur

44 gösterim, 0 gün

Sayfa 16 of 21 1 14 15 16 17 18 21